KALBİMDEKİ DENİZ
Yirmi sekiz yaşımdayım. Hayatımı ağır ağır akan bir nehiri izler gibi izliyorum. Zaman zaman bulanık, zaman zaman berrak ve Işıl Işıl… Evre evre görüyorum ömrümü… bir taştan diğerine çarparken çıkardığı sesleri dinliyorum. Bir bakıyorum ortasındayım hayatımın, üzerimde mavi bir önlük, boynumda yamulmuş beyaz yakamı düzeltiyorum, karşımda bir öğretmen, gözlerimin içine bakıyor. Kimse gözlerime böyle bakmamıştı. Böylesine geleceği görür gibi… Taa o zaman anlamıştım her cevher ustanın elinde işler. Bir cevher gibi işlemişti beni fakat çok garip, özenle eline alıp uğraşmadan yapmıştı bunu. Maharet burda ya, ruhunu parça parça bölüp otuz kişinin kalbine aynı anda koymuştu. “Pusulan olsun bu şaşırırsan bak.” Pusulam kalbimde adım adım büyüdüm. Yolumu şaşırdım ama hiç kaybolmadım. Nehrin başında izliyorum ömrümü bir bakıyorum üzerimde beyaz bir önlük. Elimde tahta kalemlerim. Karşımda içine atılacak o küçücük tohumu bekleyen topraklar. İlk bakışta çorak ve kuru geliyor gözlerime. ...