KAKAOLU KURABİYEME
Kıymetli ilhamım, sana başka bir isim bulmalıyım. Kakaolu kurabiye desem? Kıymetli kakaolu kurabiyem, uzun zamandır yoksun. Neden gittiğini sormayacağım. Adım gibi biliyorum. Dünya telaşına fazla dalmışlığım seni benden uzak tutuyor. Sana kızamıyorum. Haklısın. Ama ben de haklıyım. Olaylarda daima iki tarafın da haklı olduğunu kabullenmem çok uzun zamanımı aldı. Her neyse konuyu çok dağıtmadan devam etmeliyim. Sıradan bir insana dönüştüm, evet farkındayım. Yarasız bir insana… Düşünmeyi bıraktım. Diğerleri gibi kendimi filmlere, kalabalık sokaklara teslim ettim. Yapmamalıydım. Ama yaptım. Dışım kalabalıklaştıkça içim yalnızlaştı. İç seslerimi bile kaybettim. Düşünmemi gerektirecek hiçbir etkinlikte bulunmuyorum. Günlük yüz kelime ile hayatımı idame ettiriyorum. Kırlarda dolaşmıyor, kedileri okşamıyorum. Resim de çizmiyorum. İçimde bir bataklığa saplanmış olduğumu düşünüyorum. En önemlisi uzun süredir nasırlaşmış bir kalp taşıyorum. Ona kalp demek istemiyorum. Hissetmeyen bir kalp et...