SİYAH-BEYAZ
Son zamanlarda evin sessiz melodisine , çatırdayan ahşap merdivenler eşlik ediyordu. Gerekmedikçe çıkmadığı odasının gıcırdayan kapısı, pencere ar alığından esen rüzgar sesleri eşsiz bir yalnızlık resitaliydi. Her sabah gözlerini açar açmaz başlar , gece uyku tutana değin devam ederdi. Hele Pazar günleri daha da yükselirdi notaları yalnızlığın. Daha içten, daha ağlak , daha zeytinli, daha peynirli, daha gelişi güzel hazırlanmış Pazar kahvaltıları oluverirdi. Sözlüklerde geçmeyen yasın adıydı bu. Hiçbir dilden çevirmeye gücü yetmemişti kimseciklerin. Karşı komşunun neşeyle balkona kurduğu masa olmasa canı bu kadar acımaz, gözleri dolmaz, eski albümlere gitmezdi belki elleri… Kızarmış patates kokusuna karışan kahkaha sesleri yükseliyor, acı çayla beraber bir düğümü yudumluyordu Kadriye Ha nım. Üzerinde büyükçe pembe bir gülün olduğu kahverengi fotoğraf albümünü elleriyle selamlarcasına sıvazladıktan sonra, say...