Kayıtlar

Mart, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

KARASİNEK VE ZAMAN

Zamanın bilinen en belirgin özel liği şapkadan tavşan çıkarıyor olmasıdır .  Mendilleri avucundan sonsuza kadar rengârenk çıkarıyor olmasıdır. Ortadan ikiye böldüğü genç kızı yaşatıyor olmasıdır. Tüm zamanların en beyaz eldivenli, en sihirbaz, en hokkabaz, en gözlerim mi yanılıyor yoksa büyü mü gördüklerim bilemediğim anların başrol kişisidir.  Ona yetişmeye çalıştıkça geç kaldığımı, durup bekleyince hepten kaçırdığımı fark ettiğimde ,  keçilerim de onunla beraber kaçıvermişti. Kaçıvermişti avuçlarımın içinden akrep, yelkovan, tik tak, tik tak ..   yetişememiştim .  İşte  yakaladım, diye peşinden koştuğum kara sineğe gitmişti aklım o sırada. İşte yakaladım derken ,  açtığım ellerimde ne vardı? Sinek arkamdan kıs   kıs gülüyordu. Zaman ,  bir sinek gibi etrafımda vızıltılarla uçuyor, yakaladım se ni ,  derken kenara geçip seyrediyordu . Karasinekler, sihirbazlar ve zaman. Gel zaman git zaman , evvel za man içinde kalbur saman içinde, d ev...

TABLOLARLA FELSEFE

Belleğin Azmi  Belleğin Azmi , bir diğer ismiyle  Eriyen Saatler   ü nl ü  s ü r r ealist ressam Salvador  Dali '   nin  en  ü nl ü  eserlerinden biridir. Salvador  Dali , 1904 yılı ile 1989 yılla rı  arsında yaşamıştır. Belleğin Azmi adlı eserini ise  hen ü z 27 yaşındayken tamamlamıştır.  Ö zellikle belirtmek gerekir ki Salvador  Dali '   nin  eserleri  ü zerine kesinlik bildiren herhangi   bir yorumda bulunmak olduk ç a g üç t ü r. Kesinliği olmayan yorumlamalar da eseri diri tutmakt a dır. Ufukta G ö r ü nen  Ç ocukluğum , Yanı Başımda Eriyen  Ö mr ü m Olabilir Mi? Katalonya  doğumlu olan  Dali '   nin  resmettiği alan bu alan Port  Lligat  sahilini andırmaktadır. Bu da aklımıza ressamın kendi yaşantısını anlatıyor  olabileceği  fikrini getirmektedir. Resmin  ü st b ö l ü m ü ne g ö re daha karanlık olan kumsalda bulunan cisim ,  bazı ...

YOL

  Önümde uza dıkça uzayan ıssız  bir yol vardı. Avuçlarımda sıkı sıkıya tutmaktan ter içinde kalan, korku dolu bakışlarını etrafta gezdiren bir güvercin duruyordu. Yol uzuyor, ellerim terliyor, güvercin korkuyordu.  Hangimiz  daha çok korkuyord uk ? Issız bir yerde, bazen dağlar arasında, bazen dümdüz ovalarda, bazen kurak  topraklarda , bazen en serin nehirler  arasında yürüyordum. Nereye varacağını bilmediğim bu yol , kıvrım kıvrım bükülüp heybeme doluyordu. Ben onu  omuzlarımda  taşıyordum. Sinsi bir yılan gibi  bedenime dolandığı da oluyordu. Nefesimi kesecek kadar sıkıyordu. En son bırakıyordu.  Derin bir nefes alıyordum. Bir nefes ciğerlere ne kadar dolabilirse o kadar doluyordu.   Anlaşılan  ona ,  ölüme yakın sağlar lazımdı ya da gözü yaşamakta kalmış ölüler.  Bu kesin ,   h ayat ve ölüm arası n da sıkışmış birileri lazımdı.  Ben de bu iş için biçilmiş kaftandım.  Ben ,  damarlarımı mosmor ...