Kayıtlar

Ocak, 2019 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

GÜNCEL YAZIKLAR OLSUN LİSTESİ 2019

Cb kararnamasi ile güncellenen “ Yazıklar Olsun Listesi” ektedir. 1) Başta iki ayaklı, düşünebildiğini ileri süren tüm canlılara, 2) Bir birini bıkmadan kovalayan akrep ve yalkonanın sebep olduğu baş düşmanımız olan zamana, 3) Daha çalmadan yüzümüze çarpılan kapılara, 4) Ne iş yapıyorsun sorusunun ardından gelen düğümlü yutkunma duygusuna, 5) Çocukken oluşan hala kanayan diz yaralarına, 6) Akşam iş çıkışı evine dönemeyen mahçup babaları bu çark içinde sürükleyen sisteme, 7) Bir yarış pistini andıran ve geriye baktığın an yenildiğin hayat yarışına, 8) Acının ortak bir dil olmaktan çıktığı 21. Yüzyıla, 9) Sevginin ortal bir dil olmaktan çıktığı 21. Yüzyıla, 10) Aynı dili konuşuyor olmanın anlaşılabilmek sanıldığı 21. Yüzyıla, 11) İnsanların bir biri ile konuşurken bazen gözlerinden, bazen ellerinden, bazen paçalarından akan kibre, 13) İyilerin asla kazanmayışına, 14) Kötülerin daima haklı oluşuna, 15) Kötülerin siyah takım elbiselerine, 16) Ufuk çizgimizi kapatan gökdelen...

KÜLLÜ YARA

Sessiz göğü bir kanat sesi uyandırdı. Nereye ne için uçtuğunu bilmeyen bir kuşun kanat sesi.   “Küllü” griye çalan tüylerinden ötürü vermişlerdi ona bu ismi. Diğerlerinin kara parlak tüylerine uzun uzun bakar özenirdi. Bakışlarını bir ses bölerdi daima “Küllü!” Kül rengi tüyleri, ince boynu, yumuşak bakışları ve küçük kanatlarıyla diğer hiçbir kargaya benzemiyordu. Bu benzemeyişi kimi zaman gün ağırmadan meçhule giden bir kanat sesi oluyordu, kimi zaman ince bir dalda ötüş, kimi zamansa yatağa yatar yatmaz gizli dökülen gözyaşı oluveriyordu. En çok geceleri rahat bırakmıyordu düşünceleri. Diğer kargalara benzemeyişini öyle çok düşünürdü ki çoğu zaman düşlerinde kalın sesli kapkara bir karga olarak görürdü kendini.   “aaa anne bak değişik renklii” diye parmakla gösterilmeye alışmıştı da esasında ama onlar gibi şarkılar mırıldanamamak üzüyordu onu. Bu yüzden şarkılarını kimsenin duymadığı yerlerde söyler, kanatlarını da kimsenin görmediği yerlerde gererdi rüzgara. Biri duyac...

YENİ YILIMIZ KUTLU MU OLDU?

Saniyelerin, dakikaların, saatlerin, günlerin, haftaların ve yılların rakamsal değişimini mutluluk sebebi olarak görüp etrafı konfetilerle süsleyemedim. Herkesten özür dilerim. Bir mahkumun günlerini sayarken duvara attığı çentik gibi sayılmalıydı seneler. Öyle saydım.  Nasıl kazıyorsa ruhumuzu, öyle kazımalıydı duvarı. Öyle kazıdım. Ardından küf dolmalıydı içine. Küf doldurdum çentiklerime. Sisli gözlerle izledim.  Sonra tekrar tekrar saydım geçen yılları. Bunun adı “Buruklu yaşamak.”Türk Dil Kurumu bu tabiri görse saatlerce güler üzerime. Buruklu yaşamak, hayata karşı bir duruş biçimidir. İnsanın yaşarken bir taşa dahi ait olamayışının iki sözcüğe sıkıştırmaya çalışılmasıdır. Yer yer mahzun yer yer boynu bükük bir duruşla ne varlığa sevinebilen ne de yokluğa üzülebilen insanın yaşayış biçimidir.  Aleyhime işleyen bir bombanın geçen her bir saniyesini balonlarla kutlayamadım. Herkesten özür dilerim.  Balonlar güzel ama bombalardan hoşlanmam.  Geçtiği...