Kayıtlar

Temmuz, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

YEŞİL NE RENKTİR?

“Uluslararası atletizm maratonunun başlamasına saniyeler kalmıştı. Yarışmacılar Asya, Amerika... Neredeyse her kıtadan insan mevcuttu. Tribünlerde mahşeri bir kalabalık vardı. Atletler yıllarını vererek bugün bulundukları o iki beyaz çizginin arasındaydılar. Her biri neredeyse rüzgârla yarışacak hızdaydı. Onlardan biri var ki “Adrian” dünyaca ünlü Norveç asıllı bir sporcu. Birincilikten birinciliğe koşarken bile hızına kimse yetişemiyordu. Adrian’ın bu yarışa katılacak olması yarışmacılarda az da olsa bir moral bozukluğuna sebep olmuştu. Ve yarışmacıların yerlerini almaları için ilk düdük çalındı. Heyecan yavaş yavaş doruğa tırmanıyordu. Yarışmacılar eğilerek başlayış pozisyonunu aldılar. Tüm sahayı kaplayan yüksek bir sesle yarış başlatıldı. Öyle hızlı koşuyorlardı ki yarışmacıların ayaklarını takip etmek imkânsızdı. Yer yer toz kalkıyordu. Adrian beklenildiği gibi parkur yarılandığında açık farkla önde ilerliyordu. Norveçli seyirciler coşmuş durumdaydı. Adrian’ın yüzüne bakıl...

İNİŞ İÇİN ALÇALIYORUZ

"Öncelikle kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için teşekkür ederim sevgili Word. Beyaz temizdi bize göre. Beyaz sayfa ayıranların kalbi de temizdi öyleyse. Öyle miydi gerçekten? Öyle olsaydı elimde bir top beyaz kâğıtla gezerdim. Önüme gelene dağıtırdım. “buyurun lütfen, kalbim temiz bana güvenebilirsiniz.” bana güvene bilirsiniz. Kalbimde küçük karıncalar küçük ayaklarıyla ince bir yol üstünde yürüyor. Lütfen bana güvenin. Güvenmezsiniz biliyorum. Kendi dünyanızda garip sözleriniz var “ bu devirde babana bile güvenme.” “düşenin dostu olmaz.” buna benzer bir sürü cümle. Kendine bile yabancı insanlardan başkasına güvenmesini beklemek büyük saçmalık öyle değil mi? bense saçmalıklar prensesi. Burası benim ülkem! Kaldırın ellerinizi. Şimdi uzattığım bu beyaz kâğıdı sıkıca tutun ellerinizle. Onlardan uçak yapacağız. Ve bu uçaklarla güvensizlik ülkesinde bulunan noterlere, bankalara, senetlere… Güvensizlik sonucu ortaya çıkan bütün kurumlara saldıracağız onları alt edeceğiz. B...

BEN KİMİM?

İnsanın ömrü boyunca kedine sormaktan asla vazgeçmemesi gereken, cevaplaması kolay gibi görünse de insanın kendine karşı tarafsız olamayışının etkisinde kalmış bir sorudur "Ben kimim?" Üzerine sayfalarca yazılması gereken fakat kalem dahi oynatamadığımız, belki de bir sınavda karşımıza çıkarsa "kazık" olarak niteleyeceğimiz "Hoca yine çalışmadığımız yerden sormuş!" diyeceğmiz bir sorudur. Bu bir öğretmen taktiğidir. Çok göz önünde olduğu halde daima ötelenmiş başlıklar ilk tercihler arasında yer alır. Ben kimim? Bu soruyu defaatle kendime sormuş, henüz net bir yanıt alamamışımdır. Ne olduğumdan çok ne olmadığım konusunda kesin kararlara varmışımdır. Kötü insanları gördükçe insan olmadığımı, hatta dünyaya ait olmadığımı daha da ileri gidecek olursam soyumun uzaylılara dayandığını düşünmekteyim. Dünyanın acımasız, sert, kibirli ve soğuk duruşu beni yaşamaktan fazlasıyla soğutmuş, yaşamamak için fazlaca gayret göstersem de en nihayetinde yamalı ve bedenime ...