İNİŞ İÇİN ALÇALIYORUZ

"Öncelikle kalbin kadar temiz bu sayfayı bana ayırdığın için teşekkür ederim sevgili Word. Beyaz temizdi bize göre. Beyaz sayfa ayıranların kalbi de temizdi öyleyse. Öyle miydi gerçekten? Öyle olsaydı elimde bir top beyaz kâğıtla gezerdim. Önüme gelene dağıtırdım. “buyurun lütfen, kalbim temiz bana güvenebilirsiniz.” bana güvene bilirsiniz. Kalbimde küçük karıncalar küçük ayaklarıyla ince bir yol üstünde yürüyor. Lütfen bana güvenin. Güvenmezsiniz biliyorum. Kendi dünyanızda garip sözleriniz var “ bu devirde babana bile güvenme.” “düşenin dostu olmaz.” buna benzer bir sürü cümle. Kendine bile yabancı insanlardan başkasına güvenmesini beklemek büyük saçmalık öyle değil mi? bense saçmalıklar prensesi. Burası benim ülkem! Kaldırın ellerinizi. Şimdi uzattığım bu beyaz kâğıdı sıkıca tutun ellerinizle. Onlardan uçak yapacağız. Ve bu uçaklarla güvensizlik ülkesinde bulunan noterlere, bankalara, senetlere… Güvensizlik sonucu ortaya çıkan bütün kurumlara saldıracağız onları alt edeceğiz. Bu kez kazanan tanımadığın insana gülümsemek olacak. Bu ülkede “Pazar poşetini taşıyayım mı teyze” sözüne yabancı gözerle bakan olmayacak. Bundan sonra anneler “yabancılarla konuşma yavrum” demeyecek evlatlarına. En önemlisi çocuklar yabancılardan çikolata kabul edebilecek. Bu mükemmel bir devrim olacak. Şimdi uçuş için lütfen kemerlerinizin bağlı, koltuklarınızın dik, masalarınızın kapalı ve güneşliklerinizin açık durumda olduğunu kontrol ediniz.”
 “Hastayı masanın üzerinden indirin lütfen. Odasına götürün.” 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

BURNUMA KÖTÜ KOKULAR GELİYOR

HAMARAT ANNELERİN TEMBEL KIZLARI

GÜLNİHAL