KAKAOLU KURABİYEME



Kıymetli ilhamım, sana başka bir isim bulmalıyım. Kakaolu kurabiye desem? Kıymetli kakaolu kurabiyem, uzun zamandır yoksun. Neden gittiğini sormayacağım. Adım gibi biliyorum. Dünya telaşına fazla dalmışlığım seni benden uzak tutuyor. Sana kızamıyorum. Haklısın. Ama ben de haklıyım. Olaylarda daima iki tarafın da haklı olduğunu kabullenmem çok uzun zamanımı aldı. Her neyse konuyu çok dağıtmadan devam etmeliyim. Sıradan bir insana dönüştüm, evet farkındayım. Yarasız bir insana… Düşünmeyi bıraktım. Diğerleri gibi kendimi filmlere, kalabalık sokaklara teslim ettim. Yapmamalıydım. Ama yaptım. Dışım kalabalıklaştıkça içim yalnızlaştı. İç seslerimi bile kaybettim. Düşünmemi gerektirecek hiçbir etkinlikte bulunmuyorum. Günlük yüz kelime ile hayatımı idame ettiriyorum. Kırlarda dolaşmıyor, kedileri okşamıyorum. Resim de çizmiyorum. İçimde bir bataklığa saplanmış olduğumu düşünüyorum. En önemlisi uzun süredir nasırlaşmış bir kalp taşıyorum. Ona kalp demek istemiyorum. Hissetmeyen bir kalp et yığınından başka ne olabilir? Belki de acılarımız bizi hayattan uzaklaştırıyor ve düşünmeye zorluyordur.  Şimdi ise en büyük acım acı çekmiyor olmaya duyduğum acıdır. Buysa sadece dildedir. Ben nasıl bu hale geldim dersin kakaolu kurabiyem. Ben sana ayçiçeği tarlalarından, leyleklerden, söğüt ağaçlarından, serçelerden bahsedecektim.  Bir anne şefkatinden, çiçekli elbiselerden, vazo altında büzüştürülmüş dantellerden bahsedecektim. Pazarcı amcanın karpuz seçişinden, pencere çiçeklerinden, büyüyen domates fidemden bahsedecektim. Sana taze reyhan kokulu satırlar yazacaktım. Sana ütülenmiş mendil gibi satırlar, sana bir aynanın kenarına iliştirilmiş vesikalık gibi satırlar, sana bir tren sesi gibi satırlar yazacaktım. Kakaolu kurabiyem, acilen danışmadan bekleniyorsunuz.
29.08.18/02.29

Yorumlar

  1. Sen çarpık kentleştiği iddia edilen sokakların karmaşa içerisindeki güzelliğini gören, sen en telaşlı günlerinde dahi ani fren yapıp bir duvar yarığı arasında hayata atılan çiçeğe gülücükler saçan, sen miyadı doldu denerek bir köşeye atılan eşyalara kıymet addeden, sen sakinlik basitlik ve duruluk hâlindeki her nesneye sevginle hayat bahşedensin. Sen içli olmaya dair her şeysin. Kakaolu kurabiyen lezzetinden hiçbir şey kaybetmedi, üzerine bonibon ekmeni bekliyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

BURNUMA KÖTÜ KOKULAR GELİYOR

HAMARAT ANNELERİN TEMBEL KIZLARI

GÜLNİHAL