İÇ DÖKÜNTÜSÜ
Yıllar sonra karanlık bir hastane koridorunda karşılaştım onunla. Bir film sahnesi gibiydi. Karınca yürüse ayak sesleri duyulacak kadar sessiz, cılız bir ışıkla aydınlanmış koridorda karşılaştık yedi yıl sonra ilk defa. Sımsıkı sarıldı boynuma. Sonrası hıçkırıklar, gözyaşları... Ellerini tuttum, buz gibiydi. Bıraktığım gibi. Yıllarca güneş görmemiş gibi... Yıllardır gülmediğine inandım nedense. Onu hep ağlak ve hüzünlü hatırlıyorum. Acı sarılmanın ardından yoğun bakımın ünitesinin bekleme salonuna geçik. Perişan onlarca insan, şiş gözler... Ellerini hiç bırakmadım. Ama dilim kitlenmişti. Bir şey diyemedim. Verecek tesellim yoktu. Hayat babandan sonra diğer tüm sevdiklerini tek tek alıyor üzülme bu doğal bir süreç, diyemedim. İnanmadığım boş tesellilere dilim varmadı. Arada bir kara gözlerine baktım. Çaresizdi. Neden sevdiklerimizin acısını hafifletmeye yetmiyor gücümüz. Yanan yüreğini bir suya tutamıyor, soğutamıyor. Kendimi zorlayarak "Geçecek inşaallah" dedim. Esasında geçmeyecekti. Yaran asla kapanmayacak. Sen bu yarayla yaşamaya alışacaksın. Hatta gün gelecek yaranla gurur duyacaksın. Ama acın asla geçmeyecek diyemedim. Acı çektiğin için senin büyüdüğünü iddia edecekler, sakın inanma acılar zamanla ringte yılmış bir boks oyuncusuna dönüştürecek seni. Ve sana sırf bu yüzden "olgun" diyecekler. Sakın inanma olur mu? diyemedim. Zihnim bu tür düşüncelere dalmışken, gözlerimi ellerine dikmiş bakarken buldum. Kısa bir süre sonra bir iş bulup bahane ederek hastaneden ayrıldım. Acı görünce kaçabildiğim kadar ucazağa kaçmak, hiç yokmuş gibi davranmak bulabileceğim en güzel çözümmüş gibi davrandım. Düşüncelerimden kurtulmak için uzun uzun yürüdüm. Onu, yedi yıl önce en son ne zaman gördüğümü ve nasıl ayrıldığımızı hatırlamaya çalıştım. Hatırayamadım. Bu beni daha derin bir üzüntüye boğdu. Çoğu zaman son kez gördüğümüz insanlara alelade bir veda ediyor olmak sonra da bu vedayı unutmak canımı çok sıkmıştı. Böyle olmamalıydı. Son görüş önceden bildirilmeliydi, insanlar birbirinin gözlerine uzun uzun bakmalıydı. Kim bilir belkide bir bahaneyle hastaneden kaçışım ona yaptığım son vedaydı. Hayatın sürprizlerle dolu olması beni ürkütüyor. Henüz iyi bir sürpriz yaptığına şahit olmadım. Kıymeti dostum, gül goncam, hüzünlü serçem, sana layıkıyla veda edemediğim ve yanında vurdumduymaz bir sersem gibi göründüğüm için binlerce kez özür dilerim. Malesef hiçbir zaman hissettiklerimden haberin olmayacak. Ama ben ömürümü içimden özür dilemekle geçireceğim.
Yorumlar
Yorum Gönder