HALI PÜSKÜLLERİNİN VAR OLUŞ SANCISI
Biz hepsinden daha kalabalığız. Çalışan kadınlardan, çalışırken rujunu tazeleyen kadınlardan, çalışan erkeklerden, işe gitmeden gömleğini eşine dikkatle ütületen erkeklerden, taksicilerden, Uber’e karşı çıkan taksicilerden, Uber’e karşı çıkmakla yetinmeyip şiddetle karşı çıkan taksicilerden, simitçilerden, metrobüs kuyruklarından, güzel domatesleri en öne dizen pazarcılardan, “Mecbur kaldım.” diye bağıran dilencilerden, “Onaylandı, fiş ister misiniz?” diye soran kasiyerlerden, yayaya yol veren şoförlerden, kırmızı ışıkta durmayanlardan, teki kaybolmuş çoraplardan, kirli çamaşır sepetlerinden, çıkmayan lekelerden, yüzey temizleme mendillerinden, çatal kaşık çekmecelerinden bile daha kalabalığız. Zihninde öğrenci evi dağınıklığıyla, kendi yuvasını cetvelle ölçerek düzenleyen ev kadınları olarak. Zannederiz ki halının püsküllerini fırçayla tek tek tararsak düzelir. Sadece püsküller değil, her şey düzelir. Sen kimsin diye sorduklarında “Ben halı püsküllerini en nizami tarayan kişiyim.” diyerek var oluruz. Sonra içimizdeki acı kısa bir süreliğine diner. Ta ki püsküller yeniden dağılıncaya kadar. Püsküller dağıldıkça hortlayan bu acıdan anladığım kadarıyla, ben halı püsküllerini fırçayla tarayarak var olmamalıyım. Çünkü gerçek var oluşunu bulan, bu hissi halı püskülü kadar basit ve kolay dağılan bir nesnenin ellerine bırakmış olamaz. Bu olsa olsa benim değil de halı püsküllerinin var oluşu olabilir. Kısacası benim varlığım halı püsküllerinin en iyi versiyonlarını bulmalarına hizmet ediyor. Harika bir cv, mükemmel bir başarı öyküsü… Geriye dönüp baktığında gerçek bir gurur tablosu.
Burun kıvırdığınız gündüz kuşağını heyecanla izleyen ev kadınları olarak, biz yine de daha kalabalığız. Çünkü gelinlerin birbirinin evlerini gezip, birbirini aşağılaması ruhumuzda bir yarayı ince ince kaşır. Sessizliğin doğurduğu içsel muhasebeden kurtulmak için, dört çocuğunu bırakıp minibüsçüyle kaçan Fadime’nin hikayesini daha cazip bulan ev kadınları olarak, zannettiğinizden de kalabalığız.
Çok gürültülü, çok sessiz, çok karmaşık, çok düzenli ev kadınları olarak. Hor görülen ama hiç görünmeyen ev kadınları olarak. Soğanı ince ince doğrayan, zihninden önce evi toplayan, bir odadan diğerine geçerken muhakkak ellerini dolduran, kepçeyi çorbaya daldırırken dipten karıştıran, eski defterde silinmiş bir metni andıran ev kadınları olarak… biz hepsinden daha kalabalığız.
Yorumlar
Yorum Gönder